Friedrich Nietzsche Sözleri

Gençlerin aklı erseydi, yaşlıların gücü yetseydi.

Deli dediğimiz kişi uyanıkken düş görendir.

Bir gün geriye dönüp baktığınızda, mücadelelerle geçen yıllarınızın en güzel yıllarınız olduğunu göreceksiniz.

Uygarlık ilk kez, kızgın bir kimse taş atmak yerine kelimeleri kullandığında başlamıştır.

Ölümü hayal etmeye kalktığımızda kendimizi seyirci gibi algılarız.

Dile dökülmemiş duygular asla ölmez. Canlı canlı gömülür ve çok daha çirkin yollarla gün yüzüne çıkarlar.

Köpekler dostlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. Bu açıdan insanlara hiç benzemezler. Saf sevgi yeteneğinden yoksun insanlar daima sevgiyle nefreti birbirlerine karıştırırlar.

Yalnızlık ve karanlık, değer verdiğim her şeyi elimden aldı.

Düşünmek az enerjiyle yapılan bir tatbikat gibidir; tıpkı bir generalin taburlarını harekete geçirmeden önce haritasındaki minyatür figürleri oynatması gibi.

Hayvanları insanlara tercih ederim. Vahşi hayvanlar zalimdir elbette ama merhametsizlik insanların ayrıcalığıdır.

nietzsche sözleri ile ilgili görsel sonucu

İnsanlar güçlü bir fikri savundukları müddetçe güçlüdürler; fikre karşı çıktıkları anda kuvvetlerini yitirirler.

Zorluklarla geçen, neşeden mahrum bir hayatın bize ne faydası var? Ne yapalım, bize ölümü bir kurtarıcı gibi karşılatacak, sefil bir hayatı?

Şairler akli bilgi ve tecrübe açısından biz sıradan insanların efendisidirler; çünkü onlar bilimin erişemediği derelerden su içerler.

Nasıl da gelişmişiz ama! Ortaçağ’da olsak beni yakarlardı. Oysa şimdi kitaplarımı yakmakla yetiniyorlar.

Korkaklığa ödün vermekten kaçınırım. Çünkü bu yolun nereye gideceğini kimse bilmez. İnsan önce kelimelere boyun eğer, sonra da yavaş yavaş maddelere.

Her zaman doğruyu söylemeyi iyi özelliklerimden biri olarak saymıyorum artık; çünkü bu benim mesleğim.

İnsanların birlikte yaşamasının iki katlı bir temeli vardır: harici gereksinimlerin yarattığı çalışma zorunluluğu ve sevginin gücü.

Ölen kişiye karşı özel bir tavır takınırız: Çok zor bir işi başarmış bir kişiye duyulan hayranlığa benzer bu tavır.

Sağlıklı bir yaşamın iki alamet-i farikası çalışma ve sevme becerileridir. Bunların her ikisi de hayal gücü ister.

Hayatım boyunca hep talihliydim; hiçbir işim kolay gelişmedi.

Bilinçli zihin güneşin altında fışkıran ve sonra tekrar, içinden doğduğu bilinçdışının yeraltındaki su kaynağına dökülen bir fıskiye gibidir.

nietzsche sözleri ile ilgili görsel sonucu

Bir düşünce unutulduğunda nereye gider?

Bir çocuğun parlak zekâsıyla ortalama bir yetişkinin zayıf zihniyeti arasında üzücü bir tezat vardır.

Bireyin özgürlüğü uygarlığın getirisi değildir. Uygarlık yokken özgürlük tepe noktasıydı.

Düşler aşırı zorlanan beyin için emniyet sübabı işlevi görür.

En çılgın görünen düşler çoğunlukla en derin anlamları içerenlerdir.

Hızla değişen koşullara uyum sağlamaya gönülsüz tembel zihinler için tutuculuk hep benimsenmiş bir bahane olmuştur.

Büyük bir şahsiyetin hayatı hakkında okudukça bizden daha iyisini yapamadığı zamanlar, hatta insan olarak bize yaklaştığı zamanlar da olduğunu öğrenmemiz kaçınılmazdır.

Başkalarını sürekli kınayan bir kişi aynı konularda kendisini de kınadığına dair şüphe uyandırır.

Uygarlığın büyümesini besleyen ne varsa aynı zamanda savaşa karşı çalışmaktadır.

Biri bana kötü davrandığında kendimi savunabilirim ama övgü ve iltifatlar karşısında savunmasızım.

Babanın yerine geçebilmek için babanı öldürmek istedin. İşte şimdi sensin baba; ama ölü bir babasın.

Sevildiğinden emin biri nasıl da cüretkâr olabiliyor.

Sevgim benim nazarımda düşüncesizce saçmam gereken değerli bir şeydir.

Asla cevaplanamamış ve kadın ruhunu araştırmaya verdiğim otuz yıla rağmen benim de cevabını bulamadığım o büyük soru şudur: “Kadınlar ne ister?”

Acı çekme karşısında âşık olduğumuz zamanki kadar savunmasız kalmayız.

Sevmek ve çalışmak insaniyetimizin mihenk taşlarıdır.

Bana kalırsa ayrımcılık yapmayan bir aşk, nesnesine haksızlık ederek kendi değerini kaybeder. Ayrıca her insan sevgiye layık değildir.

Özlem ve mahrumiyet biçimlerine bürünen aşk, insanın özsaygısını azaltır. Hiçbir şey rastgele değildir.

Aşk ilişkisi doruk noktalarındayken çevreye ilgi duymaya mahal kalmaz; bir çift âşık birbirlerine yeter de artar bile.

Aşk hissi cinayete duyulan ihtirastan fazla genç olamaz.

Din dediğimiz şey bilinç dışında arzuların yerine getirilmesi sürecidir. Kimi insanlar, bu süreç işlemediğinde zihinsel açıdan zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Çünkü bu insanlar tanrısız, amaçsız bir hayat fikriyle başa çıkamazlar.

İnsanlık dinleri, kitlesel hezeyanlar içinde sınıflandırılmalıdır. Elbette insan paylaştığı sürece yaşadığının bir hezeyan olduğunun farkına varmaz.

Hiç kimse kendisinin ölümüne inanmaz. Bilinç dışında herkes ölümsüz olduğuna ikna olmuştur.

Kendisine sevgi dini diyen bir din bile kendinden olmayanlara karşı sert ve sevgisizdir.

“Öldürmeyeceksin” emrine yapılan vurgu, öldürme sevgisi damarlarındaki kanda dolaşan katillerden ibaret uzun bir nesiller zincirinden geldiğimizi doğrular. Muhtemelen aynı sevgi bizim kanımızda da var.

Bu içeriğe Tepkin Ne Olurdu ?
  • Etkilendim
  • Muhteşem
  • Olmamış
  • Sinirlendim
  • Sıkıcı
  • Berbat Dostum
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz